Adnan Turani ile Modern Osmanlı Resmi Üzerine Söyleşi

*Bu söyleşi Oğur Arsal-Modern Osmanlı Resminin Sosyolojisi kitabından alıntıdır. 

ADNAN TURANİ KİMDİR?

1925 yılında İstanbul’da doğan Türk ressam ve Sanat Tarihçisi.

İstanbul İlköğretmen Okulu’ndan öğretmen olarak mezun olduktan sonra 1945 yılında yetenek sınavlarını kazanarak girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü 1948 yılında bitirdi. 1953 yılında Avrupa’ya burs kazandı. Almanya’nın Münih, Stuttgart ve Hamburg Güzel Sanatlar Akademileri’nde çalışma olanağı buldu. Lisans ve uzmanlık öğrenimi gördü. 1959 yılında Türkiye’ye döndüğünde Gazi Eğitim Enstitüsü’nde resim öğretmenliğine başladı. 1970 yılına kadar bu görevini sürdürürken. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat ve Güzel Sanatlar Fakültelerinde de derslere girdi.

1972 yılında Doktora’ya başladığı Hacettepe Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Enstitüsü kordinatörlüğünü de yürüttü. 1973 yılında Doktor ünvanını alan sanatçı 1978’de Doçent oldu. 1986 yılına kadar Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bülümü’nde öğretim üyeliği görevinde bulundu. 1986 ile 1987 yılarında Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Başkanlığı yaptı.

Yapıtları

1960 Modern Sanatın Gerçek Çehresi (İlk Kitabı)
1964 Sanat Terimleri Sözlüğü
1964 Resim Üzerine
1968 Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü
1971 Dünya Sanat Tarihi
1974 Çağdaş Sanat Felsefesi
1978 Batı Anlayışına Dönük Türk Resim Sanatı
1979 Resimde Geometri
1982 Başlangıçtan Bu Güne Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi

ADNAN TURANİ İLE SÖYLEŞİ

Sizce asker-ressamların asker, mühendis veya sultanların gözde memurları olmaları, Osmanlı Resminin başlangıcı üzerinde kısıtlayıcı bir etki yaratmış mıdır?

Hiçbir devingenliğimiz olmadığı için, Avrupa’ya orta sınıftan gelen
parlak öğrenciler gönderiliyordu. Onlara burs verilmesinin gerçek nedeni
sanatsal olmaktan çok teknikti ve özellikle akademik bir tarzda sanat eğitimi
almışlardı. Bu yüzden, seçilmelerinde Sultan’a yakınlıkları esas alınmıyordu.
Yurtdışında sanat eğitimi görmek üzere seçilen bu öğrencilerin aldıkları
askeri-mühendislik eğitimi de zaten sanat ağırlıklıydı.

Şeker Ahmet Paşa-Ormanda Karaca
Mustafa-Yıldız Sarayı’ndan

Sizce Osmanlı Primitiflerinin resim yapmak için fotoğrafları kopya etmeleri onların sanatçılıklarına gölge düşürür mü?

Osmanlı sanatçıları, minyatür yapmaktan modern Batılı anlamda resim yapmaya geçmek için çözülmesi gereken bazı teknik sorunların üstesinden
gelebilmek için muazzam çaba harcamışlardı. Bunlardan biri de yeni bilimsel perspektif anlayışlarıydı. Primitifler arasında bu tür bir bilgiye sahip olan hiç kimse yoktu. Bu yüzden de fotoğraf-kopyalamadan yararlanmaya mecbur kalmışlardı. Yaklaşık elli yıl süren geçiş döneminin geçirilmesine yardımcı olan bu yöntem sayesinde bilimsel perspektifi elde etmelerinin yanı sıra, yeni resim yapma “üslubu”nu da kazanmış oluyorlardı. Primitiflerin dönemin plastik sorunlarından da haberleri yoktu. Şeker Ahmed Paşa, bu tür bazı güçlüklerle uğraşan ilk sanatçıydı ki bu güçlüklerin en başında da hacmin tonal renk değerleriyle ayırt edilip öne çıkarılması geliyordu. Ondan önceki Osmanlı sanatçıları bu soruna siyah-beyaz ve modülasyon açısından bakıyorlardı, işin aslı, Ingrés ve takipçilerinin icra ettiği Batılı salon-resmi için de, bu tür sorunlar yoktu. Yurtdışındaki Osmanlı sanat öğrencileri bu okulun üyelerinden dersler alıyorlardı. Renk tonlarının karşısına diğerlerinin çıkarılması, esasen, renk sorunlarıyla özellikle ilgilenen Delacroix tarafından başlatılmıştı. Batı’da ressamları açık havaya çıkıp bu sorunları araştırmaya iten şeylerden biri de Saray’ın düşüşüydü. Primitifler bu tür konulardan tamamen bihaberdiler. Sanatsal tasarım sorunları bile Osmanlı İmparatorluğuna 20. yüzyılın başlarında girdi. Sanatsal tasarım, doğanın veya modelin sanatçı tarafından yorumlayıcı bir eskizinin çıkarılması anlayışı idi ki fotoğraf kopyalayanlar için böyle bir şey söz konusu değildi. 1900’lere kadar Sanayi-i Nefise’de hiçbir Türk-Müslüman öğrencinin olmaması da dikkate değer bir olgudur. Abartılı şekilde övülen Osman Hamdi bile, Giritli dönme bir Rum ailesinden gelir ve müdürlüğü sırasında Sanayi-i Nefise’ye hiçbir Türk-Müslüman öğretmen kabul etmemiş, onları mesleki açıdan yetersiz
bulmuştur. Primitifler asırlardır süren Osmanlı minyatür kültürünün güçlü etkisi altındaydılar. Ben şahsen resmin Türk-Müslüman kültürüne aykırı olduğuna inanıyorum. 1930’larda bile, ev kadınları kocalarının eve getirdiği gazetelerdeki resimlerin gözlerini çıkarırlardı. Yani, böyle “resim-karşıtı” bir atmosferde Primitiflerin kusurları gayet normaldir.

Hoca Ali Rıza-Evli Manzara
Halid Şazi-Göksu
Vidinli Osman Nuri Paşa-Yıldız Sarayı Bahçesi’nden

Felsefi ve dolayısıyla sanatsal Doğu-Batı sentezi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Doğu-Batı sentezi bir siyasi restorasyon fikridir. Sanatsal üretim ise,
önceden reçeteye bağlanması mümkün olmayan organik bir bütündür.

Şeker Ahmet Paşa-Kale ve Evler
Şeker Ahmet Paşa Orman
Şeker Ahmet Paşa-Mehtapta Yelkenliler

Türkçedeki çağdaş kaynaklarda, III. Selim’in saray ressamı olan Kapudağlı Konstantin’den Ahmed Ali’nin İkinci Sergisine kadar, gayrimüslim Osmanlı ressamlarından neredeyse hiç söz edilmediği için yaklaşık yetmiş yıllık bir boşluk oluşmuş durumda.

Osmanlı plastik sanatlarının dönüşümündeki en kritik dönemde ortaya
çıkan bu “kara deliği” nasıl yorumluyorsunuz?
b. Gayrimüslim Osmanlı sanatçılarının, bu dönemde Doğu Geleneğinden
Batı Geleneğine geçen Osmanlı Resminin gelişimine önemli bir katkıda
bulunduğuna inanıyor musunuz?

19. yüzyıl sergilerine katılanların çoğu gayrimüslimdi. Hatta Guillement 1870’lerde nihai sanatsal otorite haline gelebilmek için İstanbul’da özel bir akademi kurdu. Aslında büyük bir sanatçı değildi ama kaliteli rekabet olmadığı için İmparatorlukta isim yapmayı başarmıştı. 19. yüzyıl gayrimüslim Osmanlı sanatçılarının çoğu da ünlerini aynı nedene borçludurlar.

Ahmet Şekur-Lefke Kasabası
Osman Hamdi Bey-Mihrap
Şeker Ahmet Paşa-Natürmort
Süleyman Seyyid-Natürmort

 

  • Arsal, O., Modern Osmanlı Resminin Sosyolojisi, İstanbul, 2000, Yapı Kredi Yayınları, s.103-104.

İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi, Klasik Arkeoloji


Facebook'tan Yorumla




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir