Mitolojinin Küçük Tanrıçaları; Nympheler

Yunan mitolojisinde karşımıza çıkan nympheler Homeros’a göre Zeus’un kızları olarak tanımlanır. İkonografik eserlerde güzel, zevkine düşkün, zarif ve genç olarak betimlenen bu periler aslında ölümsüz değillerdir. Fakat Tanrı ve Tanrıçaların beslendiği ambrosia ile beslendikleri için uzun yaşar ve genç kalırlar. İsimlerine sunak ya da tapınak yoktur fakat insanlar onlar için ibadet ya da dua edebilir. Bu ibadetler mağaralara süt, bal, yağ dökülerek yapılır.

Yaşadıkları tabiat parçasını koruyan ve tılsımlı hale getiren nympheler, kendilerine zarar verilmesi durumunda karşısındakine zarar verebilecek niteliktedir. Zeus’un kızı olan Tanrıça Artemis’in takipçileri oldukları için tıpkı Artemis gibi bekaretlerini korurlar. Bu yüzden eserlerde temsil ettikleri yerde kalabalık gruplar halinde tasvir edilirler.

William Adolphe Bouguereau, The Nymphaeum

Nympheler 4 gruba ayrılır;

Kara Perileri; Artemis’in yanındaki nazik ve kibar perilerdir. Bu periler eserlerde avlanma sırasında rahat edebilecekleri kısa elbiselerle betimlenirler.

Su Perileri; insanlar çeşme ya da dere kenarının başındayken bu perilerin fısıltısını duyar. Kendilerininde sesleri gibi güzel olduklarına inanılır.

Orman Perileri; bağlı oldukları ağacın ayırt edici özelliklerini karakterlerinde taşırlar ve bu alanı korumakla yükümlüdürler.

Yeraltı Dünyası Perileri; Lampaderler.

Mitolojik kaynaklarda geçen pek çok nympheden en önemlileri Daphne, Ekho ve Thetis’tir.

Thetis, deniz tanrısı Nereus’un kızıdır. Zeus, Thetis’in bir Tanrı’dan çocuğu olması durumunda kendisinin artık Tanrıların Tanrısı olmayacağı onun yerine bu bebeğin geçeceği kehanetini görür. Ardından kardeşi Poseidon ile bir plan yaparlar ve Thetis’i bir ölümlü olan Peleus ile evlendirmeye çalışırlar. Fakat Thetis bu teklifi kabul etmeyince Peleus, ona bir tuzak kurar ve Thetis deniz kenarında otururken kılık değiştirerek ona yaklaşmaya çalışır. Bu çabasının boşa olduğunu anladığında Thetis’e sahip olur ve onu evlenmeye razı eder. Bu birliktelikten sonradan karşımıza kahraman olarak çıkacak olan Akhilles doğar. Annesi, onu sadece ayakları dışarıda kalacak şekilde topuğundan tutarak Styx Nehri’ne sokar. Böylece Akhilles’in bedeni yalnızca topuğundan zarar görebilir hale gelmiştir. Akhilles’in ölümü kahramanlıkları sonrası aşil tendonundan ok atılarak vurulmasıyla olacak ve bu durum günümüzde aşil teriminin ortaya çıkmasına kaynaklık edecektir.

Peter Paul Rubens, Thetis Dripping The İnfant Achilles İnto The River Styx

Ekho ise kendini beğenmiş ve kibirli bir nympheydi. Kendisinin sudaki yansımasına aşık olunca derdinden eriyip biter ve ondan geriye sadece sesinin yankısı kalır.

Bir diğer nymphe Daphne’dir. Zeus’un oğlu ışık tanrısı Apollo, ırmak kenarında gördüğü Daphne’ye aşık olur ve onunla konuşmak ister. Fakat Daphne ondan kaçmaya başlar ve bu durum bir kovalamacaya dönüşür. En sonunda Apollo’nun nefesini saçlarında hisseden Daphne, Toprak Ana’dan yardım ister şu sözleriyle, ‘ ey Toprak Ana beni ört, beni sakla, kurtar.‘ Daphne’nin çağrısına kayıtsız kalamayan Toprak Ana onu bir defne ağacına dönüştürür. Ardından ağlayan Apollo’nun gözyaşları ise bir şelale gibi akar. Apollo’nun ikonografik eserlerdeki tasvirlerinde başında defne ağacının yapraklarından meydana gelen bir çelenk görülür. Aynı zamanda yapılan spor müsabakaları ya da yarışmalarda kazanana defne yaprağı verilir.

Bernini, Apollo and Daphne
Total
0
Shares
Benzer İçerikler