On yedinci yüzyılda Barok sanatına damga vuran sanatçılarından Rembrandt’ın hayatı ve eserlerini inceliyoruz.
15 Temmuz 1606 tarihinde Leiden’de dünyaya gelen ressamın babası yaşadıkları bölgenin önemli değirmencilerinden biriydi. 15 yaşındayken Jacob van Swannenburgh isimli bir sanatçının çırağı olarak sanat hayatına adım atan Rembrandt yaşadığı dönemin karışıklığından her sanatçı gibi etkilenmiştir.
Bu dönem İngiltere’de iç savaş yaşanırken, Avrupalı devletler birbirlerine güç gösterisi yapmakta ve henüz dünya haritasının tam anlamıyla tamamlanamamış durumdaydı. Bunların ötesinde Hollanda ise birbirinden farklı din ve mezhebe mensup insanların bir arada yaşayabildiği bir ülke halindeydi.
Yukarıda görseli bulunan 1640 tarihli ‘Otoportre’ eserinde sanatçı 34 yaşındadır ve bu yaşlardayken ailesi zengin olan Saskia van Uylenburgh ile evlilik yaparak iyi bir çeyiz getiren karısı sayesinde bir ev satın almıştır.

Sanatçı 1633 tarihli ‘Saskia’ eserinde karısının portresini yapmıştır ve bu Saskia van Uylenburgh’un günümüze gelen tek betimi olarak dikkat çeker. Gümüş uçlu kalemle kağıt üzerine yapılan bu eserin Rembrandt’in fırçasından çıkma 1635 tarihli ‘Belshazzar’ın Ziyafeti’ eserindeki kadın figürüyle benzerliği sanatçının model olarak karısını kullandığı görüşünü doğurur.

1641 yılında kaybedilen üç çocuktan sonra çiftin oğulları Titus doğar. Fakat doğumdan sonra hastalanan Saskia 1642 tarihinde ölür.

Eve yardımcı olarak alınan Hendrickje Stoffels ise zamanla karşımıza Rembrandt’ın nikahsız eşi olarak çıkacak ve aynı ölen karısı gibi onun resimlerinde modellik yapacaktır.

Hendrickje’nin modellik yaptığı eserlerden biri olan 1656-57 tarihli ‘Açık Kapıdaki Kadın’ tablosunda el bileğinde ve boynundaki yüzük detaylarıyla dikkat çeker. 1654 yılında Rembrandt’tan Cornelia adını verdikleri bir kızı olur. Bu noktadan sonra Rembrandt, Hendrickje, Titus ve Cornelia bir arada yaşayacaktır. Aynı yıl Hendrickje, yerel kilise tarafından Rembrandt ile nikahsız yaşamasından dolayı aforoz edilir.

1654 yılında yapmış olduğu ‘Bathsheba Banyosunda’ eseri sanatçının İncil’den aldığı bir konu olmaktadır. Eserde görülen kadın; Bathsheba aslında bir komutanla evlidir. Zina sonucu Kral Davud’tan hamile kalan kadının kocasını öldürmeyi kral planlamaktadır. Bu dönem popüler olan hikayenin tarihi tam olarak Hendrickje’nin kızları Cornelia’ya hamile olduğu döneme denk gelmektedir. Rembrandt muhtemelen hamile kadının betimini tamamlarken Hendrickje’yi model olarak kullanmıştır.

1632 tarihibde kariyenin en önemli işlerinden biri olarak bilinen ‘Doktor Tulp’un Anatomi Dersi’ eserini yapacak ve şöhret kazanacaktı. Bu dönemde yalnızca suçluların kadavraları olmak şartıyla kadavraların incelenmesine izin verilmekteydi. Burada bulunan mahkumun kimliği bellidir. İzleyici bunu figürün tuttuğu kağıtta kolaylıkla görebilir. Suçlu hırsızlıktan idama mahkum edilen Adriaen Adriaansz‘dır.

23 yaşında kendini betimleyen sanatçı dönemin moda anlayışına uygun saçları ve kıyafetleriyle dikkat çekmektedir. Bu dönemlerde artık Rembrandt adı duyulmaya başlayan genç bir ressamdır.
Yukarıda bulunan 1661 tarihli otoportresi ise sanatçının pek çok otoportresi içinde en ünlülerinden biridir. 55 yaşının bir tasviri olan eserlerde Rembrandt elinde paleti, fırçası ve tuvaliyle betimlenmektedir. 1656 yılında iflasından sonra her şeyini satan sanatçı alacaklılara ödemesini tablolarını vererek yapmaya başlamıştır. Onu bu durumdan kurtarmak isteyen Titus ve Hendrickje ise sanat simsarlığı yapmaya başlar ve ona iş verirler. Sanatçının bu dönem yaşadıklarının etkisi bu eserinde net bir şekilde görülmektedir. Rembrandt tüm yaşadıklarına rağmen kendi doğrularını savunan tavrını esere yansıtmıştır.
KAYNAK : SPENCE David, Rembrandt, Beta Yayıncılık, İstanbul, 2015.