Roma Askerleri Ne ile Besleniyordu?

Antik Çağ’da ordu bir ülkenin en önemli organizasyonuydu.Roma toplumu erken dönemlerde 3 kabile ve 30 curiae ye bölünmüştü. roma ordusu üstün eğitimi, disiplini ve kendi içindeki uyumu sayesinde Antik Çağ’ın en muazzam askeri gücüydü ama bu ancak düşmanlarıyla açık bir savaş alanında karşı karşıya geldiği takdirde geçerliydi.Romalı piyadeler dama tahtası biçiminde dizilerek savaş meydanına sessizce ve yavaşça yürürler, bu sırada cilalı zırhları ve miğferleri güneş vurunca parlardı. düşmana 30 metreden daha yakına geldikleri zaman pilum adı verilen 2 metrelik mızraklarını fırlatırlardı. ardından lejyonerler bir ağızdan dehşet verici bir şekilde haykırarak ağır mızraklarla dağılan düşman hattına saldırırlardı. scutum denilen yaklaşık 7 kilo ağırlığındaki diktörtgen kalkanlarla düşmana bindirip gladius denilen kılıçlarıyla karınlarını deşerlerdi. gladyatör kelimesi, iki kenarı keskin ve kısa olan bu kılıçtan türemişti. lejyonerlerin başlattığı bu saldırıyı, arkadan iki yedek piyade hattı ve kanatlardan ok ve sapan kuşanmış yabancı destek birlikleri desteklerdi. ayrıca mekanik topçuluk, istihkâm, yol inşası, arazi keşfi, köprü kurma ve lojistik gibi alanlarda uzman olanlar mevcuttu. Romalı askerler, kartal şeklindeki sancağı gerektiğinde Hades’in kapılarına kadar izlemeye yemin etmişti. başarısız oldukları takdirde kendi subayları tarafından onda birinin katledileceğini biliyorlardı. buna göre, kendini küçük düşüren ordunun her mangasındaki on askerden biri, ölene kadar kırbaçlanıyordu. Antik dünyada daha korkutucu bir askeri güç yoktu. fakat lejyonlar tehlikeli bir arazide becerikli ve kararlı gerillalar tarafından saldırıya uğradığı takdirde, o koca ordu bertaraf edilebilirdi.

Romalılar, ordunun güçlü olarak faaliyet yürütebilmesi için gereken temel ihtiyaçlardan birinin de etkili bir beslenme rejiminden geçtiğinin farkındaydılar. En önemli Roma askeri tarihçilerinden biri olan Vegetius da askerlerin beslenmesinin önemini belirtmiş ve lojistik sorunların halledilmediği durumlarda ordunun daha baştan savaşı kaybedeceğini iddia etmiştir. Antikçağ ordularında görev yapan askerler genellikle yiyeceklerini kendi imkânları ile sağlamışlardır. Bu duruma tezat olarak tarihin ilk profesyonel ordusu olan Roma ordusunun temel ihtiyaçları ise devlet tarafından karşılanmıştır.

Ayrıca yazılı kaynakların aktardığı bilgiler ve askeri yerleşimlerde yapılan arkeolojik kazılar Roma ordusunun tahıl (frumentum) temelli beslenen bir ordu olduğunu ortaya çıkarmıştır. Belirtildiği üzere Roma ordusunda tahıl tüketim oranı diğer yiyecekler ile kıyaslandığında % 60-75 mertebesindedir. Tahıllar içerisinde de en fazla tercih edilen buğdaydı. Arpa ise acil durumlarda kullanılan bir besin maddesi olmasının yanında zaman zaman askerleri cezalandırmak gayesi ile de kullanılmıştır. Roma ve Kartaca arasında M.Ö. 218-202 yılları arasında gerçekleşen II. Pön savaşı esnasında kurallara aykırı hareket eden Roma askerlerine buğday yerine arpa verilmiştir.

Romalılar tahıllara ek olarak et, çeşitli sebze ve meyveler, çeşitli süt ürünleri, bakliyat, zeytinyağı, şeker, tuz ve şarap gibi besinleri de günlük diyetlerine eklemişlerdir ki bunların tamamını tanımlamak için Romalılar “cibaria” kelimesini kullanmışlardır. Plurharkhos, Frontinus, Appianos ve Cassius Dio gibi eski çağ yazarları Romalıların tahıl haricindeki gıdalarla da beslendiklerini eserlerinde aktarmışlardır. Cibaria kelimesi ile tanımlanmışolan yiyecek maddeleri laridum adı verilen tuzlanmış domuz, mercimek ya da fasulye (faba) gibi sebzeler, “caseus” yani peynir, sal (tuz) ve acetum olarak adlandırılan şaraptan oluşmaktadır. Bunlara ilaveten yemekleri pişirmek için zeytinyağından yararlanmışlardır.

Romalılar eyaletlerden vergi olarak, satın alma, avlanma ya da “lustrati” olarak adlandırılan kurban törenleri sayesinde et elde etmişlerdir. Roma ordusunda sığır eti tüketiminin yaygın olduğunu gösteren pek çok anlatım bulunmaktadır. Roma ordusunda köklü bir devrim gerçekleştiren Marius, M.Ö. 107 tarihinde Capsa’da bir miktar sığır sürüsü ele geçirmiş ve bunları eşit olarak askerlerine dağıtmıştır. Genç Cato, Lucullus ve Caesar gibi ünlü komutanlara askerlerinin et ihtiyacını gidermek için sığır sürülerinden istifade etmiştir. Severuslar hanedanının kurucusu olan Septimius Severus, M.S. 197 yılındaki Parth seferi esnasında askerlerin et ihtiyacını karşılamak için sığır sürülerinden istifade etmiştir.Roma ordusunda sığır etine ek olarak domuz (porcus), koyun (oves) ve keçi (hircum) gibi hayvanların etleri de tüketilmiştir. Özellikle Romalılar domuz etini kullanarak laridum olarak adlandırılan beykın ya da domuz pastırması, “forciminia” yani sosis ve “perna” denilen jambon üretmişlerdir

Romalılar hayvanları süt (lactis) ya da peynir (caseus) gibi hayvansal gıdaları temin etmek gayesi ile de beslemişlerdir. Roma askeri yerleşimlerinde yapılan kazılarda peynir elde etmek amacıyla kullanılmış pek çok malzeme ortaya çıkartılmıştır ki bu da bize askerlerin kendi peynirlerini kendilerinin yapmış olduğunu göstermektedir. Özellikle sefer esnasında besin değerinin yüksek ve ağırlığının az olmasından ötürü peynir askerler tarafından tercih edilen bir gıda olmuştur. Muhtemelen her bir Roma askeri günlük olarak bir “uncia” ya da 27 gram peynir tüketmiştir.

Roma askeri yerleşimlerinde yapılan kazılarda askerlerin deniz ürünlerinden istifade ettikleri belirlenmiştir. Bu bağlamda Butzback’da turnabalığı, Chester’da levrek, Saalburg’da mersin balığı ve Hood Hill’de ise morina balığının tüketilmiş olduğunu gösteren kalıntılara rastlanmıştır. Bunlara ek olarak Brecan, Caerlean ve Carbridge’de tanımlanamamış balık türleri ortaya çıkartılmıştır. Vindonissa’da da balık kılçıklarına ek olarak bir olta bulunmuştur ki askerler muhtemelen Aare nehrinden balık tutmuşlardır. Yine burada ortaya çıkartılmış olan bir yazıtta askerlerin ton balığı tükettikleri yazılıdır.

Antikçağ kaynakları ve Roma askeri yerleşimlerinde yapılan kazılar bağlamında askerlerin özellikle “lentes” (mercimek), fabae (fasulye) ve “fisa” (bezelye) gibi baklagilleri tüketmiş oldukları belirlenmiştir. Olağanüstü durumlarda Romalılar daha az hoşa giden çalı, kök, çimen ya da meşe palamudu tarzında bitkileri de tüketmek zorunda kalmışlardır.

Bir Akdeniz toplumu olan Romalılar arasında zeytinyağı kullanımı oldukça yaygındı. Bu durumun bir yansıması olarak ordu içerisinde de zeytinyağı tercih edilen bir gıdaydı. Zeytinyağı yemek pişirme yanında, temizlik ve aydınlanma amacıyla da kullanılmıştır. Romalılar tarafından “oleum” olarak adlandırılan zeytinyağının ordudaki kullanımı konusunda pek çok kaynak bulunmaktadır. Örneğin Cassius Dio, M.S. 61 tarihinde Britanya’da ortaya çıkan isyanın lideri olan Baudicca’nın ağzından Roma askerlerinin ekmek, şarap ve zeytinyağı ile beslendiklerini aktarmıştır.

 

Kaynaklar:

Charless Freeman ,Mısır Yunan ve Roma

Yrd. Doç. Dr. Olcay Turan,Roma Ordusunda Beslenme Düzeni

Max Bott,Görünmeyen Ordular

Hacettepe Üniversitesi,Tarih


Facebook'tan Yorumla




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir