in ,

Topkapı Sarayı’nın Akıbeti


Topkapı Sarayı’nın denize doğru kayması tehlikesi bizlere akıbetinin ne olacağı sorusunu  sordurtuyor.

Topkapı Sarayı’nda uzun yıllardır tesbit edilen çatlakların sebebinin zemin kayması sonucunda oluştuğu belirlendi. Marmaray ve Avrasya Tüneli gibi yer altından geçen projelerin oluşturduğu zemin titreşimleri sarayda büyük tahribat yarattı. Binaların duvarlarında ve kubbesinde oluşan yarıkların zemindeki kaymanın etkisiyle oluştuğu sonucuna varıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Topkapı Sarayı’nın zemininin kaydığı iddiasına ilişkin, “Bu konuda bizim İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili uzmanlarla yaptığımız çalışmalar var. Bu çalışmalar 1 yıldan beri sürüyor. En son geçtiğimiz ay içinde, özellikle Hazine Dairesine etki eden faktörleri belirlemek için çevrede 26 sismik kayıt kuyusu açıldı. Bu kuyuya yerleştirilen cihazlar aracılığıyla sarayın ve özellikle Hazinedeki çatlakların ne kadar, yer zeminindeki hareketlilikten ne kadar, başka faktörlerden, basınçtan vesaire etkilendiğini belirlemek için bilimsel bir çalışma başlatıldı. O çalışmaların sonuna gelmek üzereyiz. Şubat sonu itibarıyla bunlar net olarak belirlenmiş olacak.”

Son iki yıldır deprem kaynaklı sismik hareketler, Marmaray ve Avrasya Tüneli gibi büyük projelerin oluşturduğu zemin titreşimlerinin kaymayı tetiklediği düşünülüyor. Ayrıca 1920’li yıllarda yapılan saray drenaj sistemininde yer yer tıkanmalar, körelme veya atık suyun deşarj edilememesinin de zemin sıvılaşmasını artırdığı tahmin ediliyor. Bir anlamda zemindeki toprağın suya doyması olarak nitelendirilen zemin sıvılaşması taşıma gücünü kaybettiğinde yapıda hasara yol açan, önemli ölçüde oturma ve dönmelere neden oluyor. Yapının ağırlığı büyük değilse taşıma gücünün zayıflaması büyük oturmalar ortaya çıkarmıyor ama sıvılaşma artıkça ve önlem alınmadığında oluşacak kayma binayı da yerinden oynatıyor ya da binada çatlak, yarık gibi hasarlar oluşturuyor.


Zemin etüt ve tasarım şirketi tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda oluşan ön inceleme raporuna göre zemindeki bu kaymanın önüne geçebilmek için Fatih Köşkü ile aynı aks üzerinde bulunan Mecidiye Köşkü, Sarayın Mutfak bölümlerinin etrafı ile yamaçta bulunan istinat duvarının güçlendirilmesi için çelik kazık çakma önerisi yapıldı. Jeoradar yöntemi ile zeminin altınında kalıntılar tespit edildi. Bu kalıntıların tarihi kaynaklardan da bilindiği üzere Roma dönemi akropolü olduğu düşünülüyor. Fore kazık uygulaması yapılması halinde kalıntıların büyük zarar göreceği, betonun zemin altında birçok noktaya ulaşarak kalıntılarda dönüşü olmayan tahribata neden olacağından çelik kazık yöntemi önerildi. Çelik kazıklar 1-1,5 metre aralıklarla ve jeoradar sonuçları göz önüne alınarak kalıntılara zarar vermeyecek şekilde yerleştirilmesi planlandı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 380 yıllık merkezi

Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecidin Dolmabahçe Sarayını yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene Devletin idare merkezi ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 700.000 m.² lik bir alanda yer alan Sarayın bugünkü alanı 80.000 m.² dir.

Saray, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle 3 Nisan 1924 tarihinde halkın ziyaretine açılmak üzere İstanbul Âsâr-ı Atika Müzeleri Müdürlüğüne bağlanmıştır. Önce Hazine Kethüdalığı, sonra Hazine Müdüriyeti adıyla hizmet vermeye başlamış ve nihayet Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü adıyla hizmet vermeye devam etmektedir. 1924 yılında bazı ufak onarımlar yapılarak, ziyaretçilerin gezebilmeleri için gereken idari önlemler de alındıktan sonra, Topkapı Sarayı, 9 Ekim 1924 tarihinde Müze olarak ziyarete açılmıştır.



Facebook'tan Yorumla




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Friglerin Kaya Evleri Turizme Açılacak

Pisidya’nın Antiocheia’sı Gladyatörlere Ev Sahipliği Yapıyordu