Roma’yı Sahiden Nero Mu Yaktı?


M.S. 64 yılının 18 Temmuz gecesini 19 Temmuz’a bağlayan gece Roma’da büyük bir yangın patlak verdi. Circus Maximus’ta yani şehrin eğlence merkezinin güneydoğu köşesinde çabuk tutuşan mallar satan dükkânlarda başladı. Birçok Romalının taş duvarları olmayan ahşap evlerde oturmasından dolayı yangın oldukça hızlı biçimde bu bölgelere doğru sıçradı.  Yangın beş gün sonra tekrar güçlenmeden önce neredeyse kontrol altına alınmıştı. Tarihçi Suetonius, yangının toplam altı gün ve yedi gece boyunca devam ettiğini iddia eder. Yaklaşık bir hafta süren ve Başkent Roma’nın yüzde onunun yanmasına neden olan büyük yangının ardından Tacitus’a göre halk bir günah keçisi aramış ve Nero’yu sorumlu tutmuştu.

Tarihsel kaynakların gösterdiğine göre, Nero ve yangın hakkında birkaç hikaye mevcuttur.  Cassius Dio, Tacitus ve Suetonius’a göre yeni sarayı için şehri yerle bir etme arzusuyla dolu olan Nero, sarhoş taklidi yapan adamlarını şehri yakmaya gönderdi. Nero, yangını Palatine tepesindeki sarayından şarkı söyleyerek ve Lir çalarak seyretti. Bir diğer hikaye de yangına, daha sonra suçlarını itiraf eden ve Nero tarafından cezalandırılan Hristiyanların neden olduğudur.

PEKİ NERO KİMDİR?

Nero Claudius Caesar Augustus Germanicus veya kısaca bizim bildiğimiz adıyla Neron M.S. 37 yılında dünyaya geldi. Annesi Agrippina’nın inanılmaz hırsı olmasaydı belki de hiçbir zaman imparator olmayacaktı. Sonuçta imparatorluk tahtına ulaşması için ihanet ve cinayetlerin yaşanması gerekiyordu. Neron, onu evlat edinerek varisi ilan eden büyük amcası Claudius’un ölümünden sonra M.S.54 yılında Roma’nın beşinci imparatoru oldu ve 68 yılına kadar da hüküm sürdü. Nero, sanatı seviyordu, özellikle de tiyatro oyunlarına ve sahneye çok düşkündü. Bu nedenle de sık sık halkının önüne çıkıyordu, bu yüzden biraz narsis (kendine hayran) olduğu bile söylenebilir. Şiddetten yana değildi ve gladyatör dövüşlerini kaldırmak istemişti. İmparator, her ne kadar Deli Nero olarak ünlendiyse de, deliliği tarihi belgelerle kanıtlanamamıştır.

Yangına kimin ya da neyin neden olduğu hala belirsizdir. Aslında Roma’da yangın hiç eksik olmazdı, çok sayıda yüksek bina yüzünden kent her zaman yangın tehdidi altındaydı. Ayrıca yemekler açık ateşte pişiriliyordu ve yoksul semtlerdeki evler genelde çabuk alev alan ahşap ve kerpiçtendi. Fakat 64 yılında meydana gelen yangın, Roma kentinde yaşanan en büyük felaket olarak tarihe geçecekti.

Yangın sırasında Nero’nun, yangından 56 kilometre uzakta deniz kenarındaki yazlık evinde olduğu biliniyordu. Yangını duyar duymaz kendi cebinden ödediği yardım çabalarını organize etmek için aceleyle Roma’ya geri döndü. Yangının ardından, Nero evsizlere sığınak sağlamak için sarayını açtı ve hayatta kalanların açlıktan ölmesini önlemek için gıda tedariğinin düzenli olmasını sağladı. Ayrıca yeni bir şehir geliştirme planı yaptı ve yangından sonra evlerin birbirinden ayrılarak briketten inşa edilmesini, geniş yollar üzerinde cepheleri revaklarla süslenmesini sağladı. Nero aynı zamanda yangın nedeniyle açılan bir yerde Domus Aurea olarak bilinen bir saray kompleksi inşa ettirdi. Zaten Nero’nun Roma’yı; kendisi için yaptırmak istediği bu saraya yer açmak amacıyla yaktırdığı söylentileri çıkmıştır.

Yangının gerçek nedeni olasılıkla ocak başında yaşanan bir dikkatsizlikti tabii ki ancak danışmanları Nero’yu aklamak için halka bir suçlu gösterilmesi için baskı yapınca Hıristiyanlar kundakçı olarak ilan edildi ve yargılananlar da korkunç bir şekilde cezalandırıldı. Başkaları çarmıha gerilip yakılırken Hristiyanların köpeklere atılmasını emretti.

Nero, yangından dört yıl sonra askeri darbe ile devrildi ve  6 Haziran 68 yılında intihar etti. Nero’nun kundakçı olduğu söylentisi de bir türlü kanıtlanamadı. Hatta o dönemin yazarları ve daha sonraki tarihçiler bile Nero’nun kundakçı olduğuna inanmadılar. Fakat günümüzde Roma’yı yaktığına dair yaygın bir inanç mevcuttur.



Facebook'tan Yorumla




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir