in

Roma’nın Saklı Yüzü: Livia Drusilla


Livia Drusilla, M.Ö 58’de Marcus Livius Drusus Claudianus ve Romalı magister Aufidius Larco’nun kızı Aufidia’nın evliliğinden doğmuştur. Drusilla adından anlaşıldığına göre ailenin ikinci kızıdır.

Köklü bir aile olan Claudiuslar, içerisinde en iyileri ve en kötüleri barındıran bir aile olarak nitelendirilmektedir. Tiberius Nero, Claudiusların cumhuriyetçi ve en iyilerinden olsa da karısı Livia için Claudiusların monarşi isteyen ve en kötülerinden denilmektedir, ki Latincede adı kötülük anlamına gelen Livia, her ne kadar adı gibi olsa da Roma dünyasının en zeki kadınlarındandır.  Tiberius Nero’ya, Marcus Antonius ve Augustus (Octavianus) zamanı geldiğinde aralarının bozulacağını ve bunu iyi değerlendirmesi gerektiğini söyler. Tiberius Nero ise onu terslemiş ve boşayacağını söylemesinin üzerine o günden sonra Livia ile arasında sevgi kalmamış ve Livia, Augustus’u baştan çıkarma girişimlerine başlamıştır. Augustus’un özelliklerini iyice incelemiş çıkarı için her şeyi yapabilecek biri olduğunda karar kılmış ve ona Augustus’un eşi Scribonia’dan ayrılması gerektiğini çünkü Tiberius Nero’nun bir arkadaşıyla ilişkisi olduğunu söylemiştir. Augustus kanıt istemeden ona inanmış ve Scribonia’yı kızlarının doğduğu gün boşamıştır. Livia ise Tiberius Nero’ya gidip beni hemen boşa. Ben hamileyim ve babası Augustus demiş. Tiberius Nero, Augustus’a sitem etmeyip o dönemin ahlak kurallarına uyar çerçevede evlenmelerine razı gelmiştir.

Livia, evin tüm idaresini katı bir biçimde sağlıyor, Augustus’a tüm idare birimlerini kendi çatışı altına alması konusunda fikirler veriyordu. Nitekim bunları gerçekleştiren Augustus, imparator oldu ve imparatorluk süresi ilerlediğinde Livia, siyasi konularda Augustus’un fikir vereni, evrak işleriyle ilgileneni olmuştur. Augustus hastalandığı zamanlar Livia daha sonra gelecek kişi için isim vermesi gerektiğini söylemiş ve seçimi de Livia’nın kendisi gerçekleştirmiştir. Augustus’un seçeceği isim olarak düşünülen Marcellus yerine Agrippa seçilmişi ancak Augustu’un sağlığı düzelme göstermiş ve iyileşmiş, Augustus’un yerine geçmesi planlanan Marcellus ise aradan zaman geçtikten sonra hastalanıp ölmüştür.  İmparatorluğun Claudius hanedanlığına geçmişini isteyen Livia, bu uğurda çok fazla insanı küçük düşürerek sürdürmüş veya zehirleyerek öldürmüştür. Augustus’un ölümünden sonra Tiberius başa geçmiş ve imparatorluk Claudius hanedanlığına geçmiştir. Tiberius, annesi Livia’dan onu da öldürme ihtimali olduğu için öylesine korkmuştur ki Livia ne isterse yapmaya hazırdı nitekim verdiği çoğu kararın altında Livia vardı. Livia işi o kadar ilerletti ki bakireler harici  Vesta bakireleri arasında yerini alıp buraya istediği insanları aldırmıştır. Tiberius’un Capri adasında inzivaya çekilme nedeni Livia ile başa çıkamaması olarak gösterilmiştir. Livia’nın ölümünün ardından, Augustus’un ölümü ile kazandığı Augusta ünvanı ile birlikte tüm onursal unvan ve vasiyetleri iptal edilmiştir.


Tüm bunlara rağmen Livia’nın adı antik kaynaklarda sadık ve gururlu, daima ağırbaşlı, imparatoriçe vasıflarına sahip bir kadın olarak geçmiştir.

 

Kaynaklar: 1, 2



Facebook'tan Yorumla




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Antalya’daki Anadolu Selçuklu Eserleri

Kaçak Kazının Son Kurbanı Bu Defa Uşak