in ,

Pompeii: Roma Günlük Hayatının Bir Anını Yansıtan Kent

Pompeeili Gladiatör Grafitileri

Ağustos 79’da Pompeii, Vesuvius Yanardağının patlaması üzerine ortalama 4 ile 6 metre arasında kül tabakasının altında kaldı. Yakınlarındaki Herculaneum’da benzer bir kaderi paylaştı Pompeii ile. Pompeii’nin patlama öncesi nüfusu 11 bin civarındaydı. İlk patlamada sadece 2.000 kişinin hayatta kalmış olması düşünülürken, ikinci patlamanın daha güçlü olduğu ve tamamen bir yok oluşa sebep olduğu düşünülmektedir. Yağış ile kentteki kül tabakası karıştığında oluşan sert tabaka nedeniyle kent oldukça iyi bir şekilde örtüldü ve günümüze kadar çok az bozulum ile korunageldi.

79 yılında Pompeii’de yaşayanlar için bu durum büyük bir felaketken, günümüzde bu durum büyük bir arkeolojik değer ve mucizedir.

Kül tabakaları ölenleri olduğu gibi korudu
Kül tabakaları ölenleri olduğu gibi korudu

Yazılı Kaynaklarda Pompeii

Kadınların çığlıklarını, bebeklerin ağlamaları ve erkeklerin bağırışlarını duyabilirdiniz. Bazıları ebeveynlerini, bazıları ise çocuklarını ve eşlerini sesleri ile tanımaya çalışıyordu. İnsanlar hayıflanıyordu kaderlerine yada akrabalarının kaderlerine ve ölüm korkularından dua edenler vardı. Bir çoğu tanrıların yardımını istediler, pek fazla tanrı kalmadığını ve evrenin sonsuza kadar bir karanlığa gömülmüş olduğunu hayal etmelerine rağmen.

—Genç Plinius

1599 yılına, şehrin yeniden keşfine kadar, Pompeii sadece yazılı kayıtlar tarafından biliniyordu. Hem Plinius hemde yeğeni Genç Plinius, Vesuvius’un patlamasını ve Pompeii’nin yok oluşunu yazmıştı. Yaşlı Plinius, körfezin üzerinde geniş bir bulut görmüştü ve Roma Deniz Kuvvetleri Komutanı olduğu için bölgede araştırmalar yapmıştı ve muhtemelen sülfür gazı ile külleri teneffüs etmekten öldü.

Genç Plinius, Tacitus’a gönderdiği mektuplarda, birinci ve ikinci patlamanın yanı sıra amcasının ölümünden de bahsetmiştir. Kül dalgalarından kaçmak için uğraşanları ve yağmurun kül ile nasıl karıştığınıda anlatmıştır.

Antik Roma Kültürü’ne İnanılmaz Bir Pencere

Pompeii'den Bir Ev
Pompeii’den Bir Ev

Antik Roma ile ilgili çok şey sanatta görülmesine ve yazılı olarak kaydedilmiş olmasına rağmen, bu -evler- bilgiyi iletmenin düşünülmüş yollarından olmalıdır. Pompeii ve Herculaneum’daki felaket, Roma şehrindeki sıradan bir anın bize anlık olarak aktarımıdır.

Vesuvius’un doğal jeolojik patlaması sayesinde, süslü boyamalar ve gladiatör grafitileri, 2000 yıl muhteşem bir şekilde korunmuştur. Şehrin meyhaneleri, genelevi, villaları ve tiyatroları sanki 360 derece bir fotoğraf makinası ile fotoğraflandı ve şimdi hologram gibi karşımızda. Pompeii ile arkeolojik paralellik kurabileceğimiz hiçbir şey yoktur, çünkü bu kadar iyi korunan başka hiçbir şey yoktur.

Eğer bu patlama olmasa, şimdi gördüğümüz bu Pompeii, 100 yıl bile aynı kalamazdı.

Pompeii’den Neler Kaldı?

Pompeii’den geriye bir İsis Tapınağı kaldı ve Mısır Tanrıçasının orada nasıl tapınıldığını gösteren tamamlayıcı duvar resimleri gibi çeşitli çok önemli veriler içermektedir, büyük bir cam eşya koleksiyonu kaldı, hayvanların yardımıyla çalışan bir değirmen kaldı, fazla bozulmamış evler kaldı, oldukça iyi korunmuş forum hamamı kaldı ve hatta karbonlaşmış tavuk yumurtası kaldı.

Bir duvar resminde; kalem ve ahşap tablet kullanan genç bir kadın
Bir duvar resminde; kalem ve ahşap tablet kullanan genç bir kadın

Pompeii’deki duvar resimlerinde; erotik duvar resimlerinden, kalem ve ahşap tablet kullanan kadına, ziyafet sahnesinden, ekmek satan fırıncıya kadar çok çeşitli duvar resimleri günümüze ulaşmıştır.

Geçmişten Kalanlar, Belirsiz Geleceğe Ulaşıyor

Kazılar devam ediyor olsada, küllerin altında kent zarar görmeye açık durumdadır. Konu ile ilgili UNESCO’da kötü bakım şartları ve koruma eksikliği nedeniyle alandan endişe duyduğunu belirtmişti. Duvar resimlerinin çoğu müzelerde restore edilmiş ve koruma altına alınmış olsa da şehir zarar görmeye devam ediyor ve korunmaya muhtaç haldedir. Pompeii yalnızca İtalya’nın değil, tüm dünyanın ortak kültür mirasıdır.

Pompeeili Gladiatör Grafitileri
Pompeeili Gladiatör Grafitileri
Kaynak : 1
Print Friendly, PDF & Email

R. Onur İBCİ

Written by R. Onur İBCİ

Akdeniz Üniversitesi, Arkeoloji Anabilim Dalı
Mail : info@arkeopolis.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kastabala – Hierapolis, Artemis Perasia’nın Kutsal Kenti – Turgut Hacı Zeyrek

Çeşme’de Bulunan Heykelin Tarihi Eser Olmadığı Ortaya Çıktı