in ,

Merhamet Yağı ve Hayat Ağacının Serüveni


Hayat ağacı, en eski kültürlerden dinlere birçok efsaneye konu olmuştur. Hayat ağacı, genellikle ebedi hayat, bereket, hayat kaynağı anlamlarını ifade eder. Ayrıca hayat ağacı yeraltı (ölüler diyarı), yeryüzü (maddesel dünya), gökyüzü (tanrılar katı) arasındaki bağdır. Hayat ağacı tasvirlerine en erken Assur ve Hititler’de rastlamaktayız.

Hıristiyan ve Ermeni Geleneklerinde Hayat Ağacı

Bunlara ek olarak hayat ağacının Hıristiyan ve Ermeni geleneğinde ayrı bir önemi vardır. Olay Adem ve Havva’nın cennetten kovulması ile başlar. Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesinden sonra Havva tekrar hamile kalır ve Şit doğar. Şit Ademin halefi ve cennet ilminin de varisi olur. Hikayenin başlangıç kısmı Yaradılış kitabınla neredeyse birebir gider. Fakat ilgi çekici kısmı sonrasıdır.

Adem ölüm döşeğindeyken oğlu Şit’ten cennetin kapısına yaklaşıp tanrıdan hayat ağacının merhamet yağından almak için tanrıya yalvarmasını ister. Şit babasının sözünü dinler ve Havva ile birlikte cennetin kapısına giderler yalvarmaya başlarlar, bir süre sonra bir melek görünür. Bu melek genellikle kaynaklarda Mikhail’dir. Bazı kaynaklarda meleğin bu isteği reddettiği ve merhamet yağının son günlerde gelecek bir kurtarıcı için saklı tutulduğu geçmektedir Bahsedilen kişi İsa’dır, onun ölümünden sonra havari Thaddeus veya Addai merhamet yağını diğer emanetlerle birlikte Yeghrdut’a götürür. Bazı alternatif anlatımlarda melek Şit’e hayat ağacının tohumlarından ve fidanlarından verir. Adem ölümünden sonra meleklerin yardımı ile defnedilir. Bazı kaynaklara göre fidan ademin ağzına koyulur bazı kaynaklarda ise başına dikildiği anlatılmıştır (anlatımlar arasında farklılıklar bulunmaktadır). Burada ilginç olan hayat ağacının ilk yaratılan insanın üzerinden yeniden filizlenmesidir. Bir diğer ilginç yanı da hayat ağacının cennetten sonra dünyada da filizlenmiş olmasıdır.

Hikayeye dönecek olursak hayat ağacının serüveni asıl bundan sonra başlar. Hayat ağacı kesilir ve bu parçalar olağan üstü amaçlarla kullanılır. Musa’nın asası, Süleyman mabedinin kirişi, Golgota çarmıhı bu parçalardan yapılmıştır.  İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra Golgota gömülür. Golgotanın gömüldüğü yer ayrıca Nuh’un oğlu Sam’ın Ademin kafatasını gizlediği yerdir. Hıristiyan inancına göre İsa’nın çarmıhtan tamlayan kanı ademin kafatası ile buluşur ve onu ilk günahtan arındırır. Bu yüzden çarmıh ve kafatası arasında simgesel bir anlam bulunmaktadır.

Bundan sonra Roma İmparatoru Konstantin’in annesi Helena Kudüs’ü ziyaretinde Golgota’nın kalıntılarına rastlar ve çarmıhın parçalarından sürekli filizler çıktığını görür. Bundan sonra haç hakiki ve yaşayan haç olarak bilinmeye başlar. Bu nedenle hakiki haçın parçalarının insanları iyileştirdiğine inanılır.



Kaynak: Andrew Collins, Göbekli Tepe ve Tanrıların Doğuşu.

Mandilo efsanesi



Facebook'tan Yorumla




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Taksim Cumhuriyet Anıtı: Tarihçesi ve Heykellerin Hikayesi

İskitler’den Günümüze: Esik Kurganı ve Altın Elbiseli Adam