in

Çağdaş Anlayışla Müzecilik ve Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi


Çağdaş Müzecilik:

Çağdaş anlayışla Arkeoloji müzesi bireye, koleksiyonda barınan eserlerin anlamını, yararını ve değerini kavratarak, bilgisini geliştiren bir kurum işlevini üstlenir. Ülkemizde müzelerin sergileme işlevlerinin olması dışında insanların ilgisini kültür varlıklarına çeken, bilgilendirme ve tanıtma gibi görevleri de üstlenmesi gerekir. Dolayısıyla Arkeoloji müzesi, bu eserlerin işlevsel ve sanatsal açıdan öğrenilmesi ile tarihsel ve toplumsal açıdan değerlendirilmesini sağlayarak, Kültür Varlıklarının değerini ülke insanına yansıtacak olan kurumlardan en önemli olandır.

Türkiye’de çağdaş müzecilik anlayışıyla, sergilediği eserleri yansıtan bir mimariye sahip, konferans salonunda etkinlikler düzenlenen, eski eserlerin başarılı sergilenmesiyle dikkati çeken, sürekli yenilikler üreten, uzman kadrosu yeterli, kültürel mirasa zarar verilmesini önleyen, yaşayan-yaşatan bir arkeoloji müzesi olan Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi’ni inceledik:

Türkiye’de Akdeniz Bölgesinde bulunan ve tarihi 14 bin yıl öncesine dayanan, Karahöyük, Gurgum, Germanicia gibi adlarla anılan Kahramanmaraş, ilk çağlardan beri Suriye, Mezopotamya ve Anadolu’yu birbirine bağlayan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada yer almaktadır. Bugüne kadar farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir kent olan Kahramanmaraş’ın müzecilik açısından, Türkiye’de müzeciliğin ilk izlerini taşıması ve günümüzde ‘modern müzecilik’ anlayışına sahip olmasından dolayı ayrı bir önemi vardır.

Türkiye’de Müzeciliğin İlk İzleri

Türkiye’de müzeciliğin ilk izlerine, Dulkadiroğlu Beyliği döneminde (13.yy) Kahramanmaraş’ta rastlanılmaktadır. Geç Hitit Dönemi’ne ait mezar stellerinin ve ortostatların bu beylik döneminde Kahramanmaraş Kalesi’nde muhafaza edildiği ve sergilendiği bilinmektedir.

Geç Hitit Mezar Steli

Kahramanmaraş’ta ilk müze 1947 yılında Taş Medrese’de kurulmuş, 1961 yılında Kahramanmaraş Kalesi’ne taşınmıştır. 1975 yılında ise bugünkü mevcut müze binasına taşınmıştır. 2008 yılında yaşatan ve öğreten modern bir müzeye dönüştürülmek üzere bakım, onarım ve teşhir çalışmalarına gidilen müze 2012 yılında tekrar ziyarete açılmıştır.


Yaşayan-Yaşatan Müze

30.000 eseri içeren zengin koleksiyonu ile geçmişe yapılan yolculukla kadim kültürleri yerinde görme imkanı sunan Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi,  ilgi çekici detayları barındıran teşhir salonları, ön ve arka bahçe teşhir alanları, çocuklar için oluşturulan aktivite odası ve eğitimlere ayrılan konferans salonu ile yaşayan, yaşatan ve öğreten bir müzedir.

Antik Fil Sergi Salonu, Direkli Mağara Kazısı Canlandırma ve Sergi Salonu, Domuztepe Höyük Kazısı Canlandırma ve Sergi Salonu, Maraş Aslanı ve Hitit Eserleri Sergi Salonu, Mozaik Sergi Salonu, Taş Eserler ve Steller Sergi Salonu, Kronolojik Arkeolojik Eserler Sergi Salonu olmak üzere müzede toplam 7 adet teşhir salonu yer almaktadır.

Antik Fil Sergi Salonu:

Kahramanmaraş İli, Türkoğlu İlçesi, Gâvur Gölü Bataklığından çıkarılan ve tarihi M.Ö. 1400’lü yıllara dayanan 2 adet antik fil iskeleti sergilenmektedir. Antik fillerden küçük ebatta olan fil, kazıda bulunduğu şekliyle vitrin içerisinde sergilenirken, büyük ebatta olan filin ise uzman restoratörler tarafından ayağa kaldırılarak görsel ve ses efektleri ile antik fil doğa yaşantısı canlandırılarak ziyaretçilerin M.Ö. 1400’lü yıllarda Antik Fil ile zaman geçirmesi amaçlanmıştır.
Maraş Fili (Elephas Maximus Asurus)

Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu:

Merkez, Tekir Kasabası, Yukarı Döngel Köyü’nde yer alan ve 2007 yılından itibaren kazısı devam etmekte olan Direkli Mağarası’nın ve kazı alanının birebir canlandırması yapılmıştır. Direkli Mağarası Kazı ve Canlandırma Salonu’nda oluşturulan gezi platformunda görsel ve ses efektleri eşliğinde gezen ziyaretçilerin mağara hakkında ve dönemin yaşam şekli hakkında fikir sahibi olarak kısa bir süreliğine de olsa kendilerini Paleolitik Dönemde hissetmeleri amaçlanmış.

Domuztepe Höyük Canlandırma ve Kazı Sergi Salonu:

M.Ö. 7000 -5000 yıllarına dayanan Domuztepe Höyüğü ve Kazı Alanının, alanda elde edilen bulgular ışığında teşhir salonunda birebir canlandırması yapılmıştır. Bu salonda, Domuztepe Höyük’ten ele geçen arkeolojik buluntuların sergilenmesinin yanı sıra, o döneme ışık tutan avlu-ev rekonstrüksiyonu, ölüm çukuru, dönem insanının canlandırması gibi detaylara da yer verilmiştir.

Geç Hitit Eserleri Sergi Salonu:

Gurgum Krallığı’na ait Maraş Aslanı heykelleri, Tanrı heykelleri ve ziyafet sahnelerini anlatan steller serrgilenmektedir.

                                                                                Kahramanmaraş Kalesi’nden 1886 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne götürülen Maraş Aslanı heykeli evine döndü:
Kahramanmaraş Kalesi’nden 1886 yılında İstanbul’a götürülüp İstanbul Arkeoloji Müzesi-Eski Şark Eserleri Müzesi’nde sergilenmeye başlanan Maraş Aslanı, 2006 yılında başlatılan girişimler sonucunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayıyla Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesine getirildi.
Üzerindeki hiyerogliflerle Gurgum krallarının soy ağaçlarını barındıran Maraş Aslanı heykeli.

Mozaik Sergi Salonu:

Germanicia Antik Kentine ait olan Roma Dönemi taban (koridor) mozaikleri sergilenmektedir.


 Taş Eserler Sergi Salonu:

Roma dönemi ölü kültürünü yansıtan mezar stelleri, lahit ve pişmiş toprak mezar tipleri, mermerden yapılmış heykel ve heykelcikler sergilenmektedir.

Asklepios Heykelciği

Kronolojik Arkeolojik Eser Sergi Salonu:

Paleolitik Dönem’den Bizans Dönemi’ne kadar devam eden bir kronoloji takip edilmiştir. Her dönem için hazırlanan vitrinlerde bu dönemlere ait günlük hayatta kullanılan araç-gereçler, el aletleri, süs eşyaları, dini ritüellerde kullanılan kült eşyaları ve kaplar, savaş aletleri gibi eserlere yer verilmiştir. Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Beylikler Dönemi ve Osmanlı Dönemine ait sikkeler sergilenmektedir.
Büyük İskender Büstü

Mücessem Kitiş

Written by Mücessem Kitiş

İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi ve Klasik Arkeoloji öğrencisi.


Facebook'tan Yorumla




One Comment

Leave a Reply
  1. Kahramanmaraş ve tarihi buluşturan bu güzel yazı için sonsuz teşekkürler. Bilinmeyen kıymetli geçmişten günümüze sıcacık bir tablo olmuş.Yazarımızı tebrik ediyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hastane Bahçesindeki Sehpa 1800 Yıllık Çıktı

Tunceli Arkeoloji Yüzey Araştırmaları – Arkeolog Mehmet Ali Polat