Aspendos Tiyatrosu Üzerindeki Restorasyon Tartışmaları Devam Ediyor

Yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce, hatırlayacağınız üzere, Aspendos restorasyonu ciddi eleştiriler almıştı. Hürriyet’in Eylül 2015’te yaptığı haberde “mutfak mermeri” kullanıldığı ifade edilmişti. Restorasyon konusunda ciddi sıkıntılar yaşanan Türkiye gündemine bomba gibi düşen bir haber olmuştu. Üzerinden zaman geçtikten sonra ve Mart 2017’ye geldiğimizde çalışma bir kez daha gündeme geldi.

Aspendos Tiyatrosu Üzerindeki Restorasyon Tartışmaları

Şimdi biz bu yazımızda Aspendos Tiyatrosu Restorasyon Projesi’ni dışarıdan bir göz olarak ele alıp, inceleyeceğiz.

Hürriyet’te bu haberin yayınlanmasına kim/ler sebep olmuştu?

Aspendos Tiyatrosu Üzerindeki Restorasyon Tartışmaları

İlk olarak cevaplamamız gereken sorunun bu olduğunu düşünüyorum. Hürriyet haberinde (haberin linkini aşağıda 1 nolu linkte bulabilirsiniz) Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz’un beyanları bulunmaktaydı. Kendisi şöyle diyordu; “Aspendos’un taşının rengi koyu ve açık gri. Tabii ki bunu bilim adamları ve işinin ehli kişiler daha iyi bilecektir ama bir izleyici, turizmci ve kokartlı bir rehber olarak şunu söyleyebilirim; girdiğiniz anda restore edilen yerin göze çarpmaması gerekir. Zaten restorasyonda amaç budur. Siz oraya gittiğinizde zaten direkt o bembeyaz mermerleri görüyorsunuz ki çok can sıkıcı. Tiyatronun resmini bize vermeyen bir görünüm çiziyor. O yüzden çok üzücü buldum. O basamaklar yokken tiyatronun görünümü çok daha iyiydi.

Kendisi aslında, kendisine bizim vereceğimiz cevabı kısmen vermiş. Bilim insanları ve işinin ehli kişiler daha iyi biliyor zaten, bazen büyük hataların yaşanıyor olması bu gerçeği değiştirmez. İzleyici, turizmci ve kokartlı bir rehber olarak kendisinin bir düşüncesi olabilir fakat bilimsel çalışmalar ne izleyiciyi, ne turizmciyi, nede kokartlı rehberi memnun etmek zorunda değildir!!! Restorasyonda’da amaç; girdiğiniz anda restore edilen yerin göze çarpmaması değil aksine kurallarından bir tanesi restore edilen yeri belli etmektir.

Kendisi ile ilgili internet üzerinden bilgi edinmeye çalıştık. Fakat kayda değer bir şey bulamadık. Bu konuda akademik bir çalışması yada kariyeri yok, neden gazeteye böyle bir demeç verdi bilemiyoruz.

Birde o haberde rehber Alper Erpolat demiş ki; İlk tepkiler renkler çok bozuk ve fotoğraflarda çirkin bir görüntü yaratıyor. Bu cümleye yorum yapmak dahi istemiyoruz.

Son olarak , ATSO Başkanı Davut Çetin’de restorasyonla ilgili 29 Eylül 2015’de; 2 bin yıllık tarih adeta hamam mermerleriyle kaplanmış, şeklinde bir yorum yapan kişinin de Makine Ressamlığı Bölümü’nden mezun olan, Antalya’nın saygın kurumlarından birisi olan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın başkanı olmasına dikkat çekmek isterim.

Sonrasında Aspendos Ziyaret Edildi.

30 Eylül 2015 tarihinde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Abdullah Kocapınar ile Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bakır (Mimar), Patara Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık (Arkeolog), Myra Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik (Arkeolog) ve Alman Arkeoloji Enstitüsü üyesi restoratör Dr. Martin Beckmann (Arkeolog), restorasyonu inceledi. Bazı isimlerin söylediklerini şuraya not olarak düşelim;

Prof. Dr. Nevzat Çevik ise “Eğer başka bir taş uygulansaydı o da tartışma konusu olurdu. Burası kullanılan bir binadır. Dolayısıyla burayı kırık dökük halde bırakalım, olduğu gibi konsolide edelim gibi bir seçeneğimiz yok. Çünkü yapı ve ziyaretçi güvenliği söz konusu. Sanmayın ki bu basamaklar insanlar lüks içinde otursunlar diye yapılıyor. Bu taşlar konumu itibariyle tiyatroyu ayakta tutan birer parçacık haline geliyor. Bu çalışmaları yapıyı korumak için yaparız. Diğer seçenekler sonuçtur bizim için. Esas olan yapının ruhuna en uygun şekilde onu yaşatmaktır.” dedi.

Yrd. Doç. Dr. İbrahim Bakır, “Sadece yok olan taşların yerine dünya çapında restorasyonun anayasası olarak kabul edilen Venedik Tüzüğü’nde de belirtildiği gibi ’uyumlu ama farklı’ taşı seçmek için çalıştık. Laboratuvar analizleri yapıldı ve uygulanan taşların yapıya en uygun taş cinsleri olduğu belirlendi. Bu taşı yapay bir şekilde de eskitirsiniz. Ama bu yapay olur, biz doğal taştan bahsediyoruz. Her taşın görünümü doğaya karşı verdiği mukavemet aynı olamaz. Yoğun kullanılan taşların çok küçük bir parçasını açtık ve gördük ki bizim kullandığımız taşa çok yakın bir taştı. Ve bu taşlar zaman içerisinde bu hale geliyor.” diye konuştu.

Hepsi ilgili alanlarda uzman kişiler olan bu ekip, Aspendos Tiyatrosu Restorasyon Projesi için bahsedildiği şekilde kötü bir sonuçtan bahsetmedi. Aksine yapılabilecek en iyi sonuçlardan birisi olduğuna karar verdi. İlgili haber Kaynak 3’de.

Bir Buçuk Yıl Sonra Tekrar Gündemde

Şimdi tekrardan Mart 2017’de bu konu tekrar gündeme geldi. Bir defa gündeme geliş şekli çok enteresan. “Beyaz mermer zamanla taş malzemenin rengini alacak” açıklamasını hatırlatan Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, söz konusu mermer yapıda hiçbir değişiklik olmadığını söylemiş. Bu düşünce yapısıyla, evrimi gözlemlemeye çalışan kişinin düşünce yapısı bence birdir. Gerçekleştirilen restorasyonun hata olduğunun kabul edilmesi gerektiğini savunan Neyişçi, demişki: “Herkes hata yapabilir. Ancak hatayı kabul etmeyip, ‘Bu taşların rengi değişecek’ demek doğru değil. Hele ki bu açıklamayı devletin bakanlığı yapıyorsa daha vahim. İşte gidip görün. 1,5 yıl geçti ne değişmiş, ne değişmemiş ortada. Tek bir mermer yapı olmayan tarihi bir yapıya mermerle restorasyon yapıp bunu savunan sadece biziz sanırım.

Birde Sayın Prof.Dr. Tuncay Neyişçi’nin özgeçmişine bakalım istedik. Kendisi, lisans ve yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nde tamamlamış bir Orman Mühendisi ve Ekoloji Uzmanı.

Şimdi Bu Yazıyı Neden Yazdık?

Aspendos Tiyatrosu Üzerindeki Restorasyon Tartışmaları

Sürekli ajansları, haber sitelerini, haber kaynaklarını kontrol ediyoruz sizlerle daha fazla içerik paylaşmak adına. Bugün karşımıza bir buçuk yıl sonra birisinin tekrar Aspendos Restorasyon Projesi ile ilgili açıklama yaptığı haberi çıktı. Bunun üzerine haberi okuduk, açıklama yapan kişiyi araştırdık ve o haberi sitemize eklemek yerine böyle bir yazı yazma gereksinimi hissettik. Tamam, kabul ülkemizde çok kötü restorasyonlar oluyor, bunu inkar etmiyoruz. Ama 3-5 restorasyon kötü diye, gazetelerde adımız geçsin diye, konuya dair net bir bilgisi ve uzmanlığı olmayan kişilerin açıklama yapması bizce yada bence uygun değildir.

Bu yazı aslında uzun bir süredir devam eden tartışmanın bir derlemesi niteliğindedir ve restorasyon ile ilgili merakı olanlar öncelikle Venedik Tüzüğü’nü okumalıdırlar. Wikipedia’da tüzüğün maddeleri yer almaktadır.

Lütfen konu ile ilgili yorumlarınızı sizde aşağıya yazın

Kaynak: 1, 2, 3, 4

Akdeniz Üniversitesi, Arkeoloji Anabilim Dalı
Mail : info@arkeopolis.com


Facebook'tan Yorumla




2 Yorum Yapıldı

Cevaplayın
  1. Bu zamana kadar bu konu hep popüler bir şekilde ön plana çıkarılmaya çalışılmış ve konunun uzmanlarının görüşü gündemde yer bulmamıştı. Yararlı bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir