in ,

Antik Romalılarda Takvim


Ovidius’un Kaleminden Günümüze Ulaşan Eşsiz Eser “Fasti”

Publis Ovidius Naso kısa ama verimli hayatına bir çok eser sığdırdı. Şiir türünde yazdığı Fasti – Roma Takvimi ve Festivaller adlı eseri altı kitaptan oluşmakta ve Roma takviminde yer alan festivaller, dini törenler ve ayinler hakkında eşsiz bilgiler günümüze sunuyor. Latince Fasti teriminin “Tanrı istencinin ifadesi, dinsel yasa, tanrısal yasaların ve doğa yasalarının izin verdiği şey” anlamlarındaki fās sözcüğüyle ilişkili olması Roma takviminin dinsel kökenine işaret eden başka bir unsurdur. İmparator Augustus tarafından Roma’dan sürgün edildikten sonra Ovidius’un yazdığı bu eseri ocak ayının birinci gününden başlayıp haziran ayının son gününde biter. Ovidius Fasti’yi on iki kitap olarak tasarladığı biliniyor fakat günümüze altı nüshası ulaşmıştır. Muhtemelen her aya bir kitap düşecek şekilde yazmış olmalıydı.

Ovidius’un verdiği bilgiye göre Romulus’un yılı Martius (Mart) ile başlayıp December (Aralık) ayı ile bitiyordu. Bu yıllara Roma’nın ikinci kralı Numa Pompilius’un fazladan iki ay, Ianuarius (Ocak) ve Februarius (Şubat) aylarını eklemiş olduğunu söyler. Iulius Caesar’a gelene kadar Romalılarda takvim bu şekildeydi. Daha sonra onun desteğiyle İskenderiyeli Sosigenes’e bir yılı 365 tam gün ve bir çeyrek gün alarak düzenlettirdi . Günümüzde neredeyse tüm dünyada geçerliliği olan Gregorius takvimi, Roma takviminin kısmen değişmiş bir biçimidir.

Romalılar bizim gibi ayın günlerini birinci gün, ikinci gün vb. düzende değil, üç temel zaman kavramına göre belirlemişlerdi. Her ayın ilk günü Kalend, yedinci güne kadar Nona‘lar, on beşinci günler İd’ler olarak düzenlenmişti. Takvim hesaplamaları da böylelikle geriye doğruydu, günler toplama değil çıkarma işlemiyle hesaplanıyordu. Diğer deyişle, Romalılar tarihi belirlemek için ay başından itibaren geçen günleri toplamıyor kalan günleri sayıyorlardı. Oldukça karışık bir takvim olduğu ortadaydı. Her ayın ilk günü Kalend’te başrahip halkın huzuruna çıkar “Calo te, Iana Novella” (Seni çağırıyorum, Yeni Ay) diyerek Ay’a seslenirdi.

Romalılarda bir hafta bizdeki gibi yedi günden oluşmuyordu, nundinae dedikleri alışveriş günleri ile birlikte bir hafta sekiz günden oluşuyordu. Bu günlerden bazıları dini törenlere, bazıları mahkeme toplantı günlerine, bazıları mitolojik günlere ithaf edilmiştir. Dolayısıyla Roma takvimini yalnızca işlevsel bir zaman tablosu olarak değil mitoloji, din ve tarihin iç içe geçtiği bir semboller ağı olarak düşünmek gerekir.



Facebook'tan Yorumla




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Osman Hamdi Bey Ve İlgi Çeken Eserleri

Polonya’da 2000 Yıllık Cam Atölyesi Bulundu